Bâyezîd-i Bistâmî

Mutasavvıf · IX. yüzyıl · Bistam (İran)

Vecd ve "sekr" hâliyle anılan erken dönem büyük mutasavvıflarından.

Bâyezîd-i Bistâmî

Bâyezid-i Bistâmî ya da tam adıyla Ebû Yezîd Tayfûr b. Îsâ b. Sürûşân (777 - 848), İranlı mutasavvıf ve İslam düşünürüdür. Tasavvuf tarihinde "Sultânü’l-ârifîn" unvanıyla anılan Bistâmî, "sekir" (manevi sarhoşluk) ve "fenâ" kavramlarını sistematize eden en önemli figürlerden biri kabul edilir.

Yaşam öyküsü

Bâyezid-i Bistâmî'nin doğum ve vefat tarihleri hakkında farklı rivayetler bulunmaktadır. Kuşeyrî ve Herevî gibi otoriteler vefat yılı olarak 261 (875) yılını zikretse de, Bistâmî biyografisinin en eski ve birincil kaynağı kabul edilen Sehlegī, onun 234 (848) yılında yetmiş üç yaşında vefat ettiğini belirtir. Akademik çalışmalarda kronolojik tutarlılığı nedeniyle Sehlegī'nin verdiği 161 (777) doğum ve 234 (848) vefat tarihleri doğruya en yakın kabul edilmektedir.

Dedesi Sürûşân, sonradan İslamiyet'i kabul etmiş bir Zerdüşt idi. Bistâmî, çocukluğunu Bistâm'da zühd ve ibadetle geçirmiş, Allah ile baş başa kalmak amacıyla dünyevi arzularını terk ederek münzevi bir hayat sürmüştür.

Tasavvufi Görüşleri

Bistâmî, tasavvufi düşüncede "Fenâ Fî’Allah" (Allah’ta yok olma) ve "Bekâ Bî’Allah" (Allah’la var olma) mertebelerini bizzat tecrübe eden ve bu halleri açık yüreklilikle dile getiren ilk sufilerdendir. Bu samimi ve coşkulu ifadeleri nedeniyle "Sarhoş Sûfî" (Sekir ekolü temsilcisi) olarak anılmıştır. Kendisinden önce tasavvuf daha çok zühd ve itaate dayanırken, Bistâmî ile birlikte "İlâhî Aşk" ve "Vahdet" kavramları merkezi bir konuma yerleşmiştir.

Etkinliği ve Anadolu'daki İzleri

Kendisinden önce sufilik sadece "sofuluk" ve "itaat" üzerine dayanmaktaydı. İlâhî Aşk'ın sufiliğe kazandırılması onun sâyesinde gerçekleşti.

On İki İmamlardan olan Musa el-Kâzım ile Ali er-Rızâ'ya karşı sâmimîyyet ve muhabbet beslemekteydi. Ali er-Rızâ tarafından talebeliğe kabul edildi. 874/878 tarihinde vefât ettiğinden, aynı devirde yaşamış olduğu İmam Muhammed el-Cevâd (ö.835 CE), İmam Ali el-Hadî (ö.868 CE) ve İmam Hasan el-Askerî (ö.874 CE) ile de muhtemelen tanışmıştı. On İki İmâmlara karşı beslenen saygı ve sevginin kendisinden sonra gelen Ebu'l-Hasan Harakânî, Hâce Abdullah Herevî ve Ebû'l Kâsım Gûrganî gibi halefleri sayesinde muhafaza edilmesinde de etkin payının olduğunu bu şâhsiyetlerin yaptırmış oldukları ibâdethanelerde On İki İmamların isimlerinin de yazılmış olmasından anlaşılmaktadır.

Neslinden Anadolu'ya göç edenler ve Horasan erenleri

Torunlarından İsa ve Musa, İran Horasanı'ndan Anadolu'ya göç etmişlerdir. İlk önceleri Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde ikamet etmişler, sonraları kendilerine verilen vazife gereği Anadolu'nun iç taraflarına göç etmek istemişler ve Kırıkhan'dan iki kardeş ayrılmışlardır. Şeyh İsa Türbesi Kırıkhan'ın Alabeyli Köyünün kuzeyinde, ilçe merkezine dört kilometre uzaklıkta bir tepe üzerindedir. Diğer kardeş (Şeyh Musa) Tokat'ın, Zile ilçesine gelerek burada irşadına devam etmiştir, burada yatmaktadır ve torunlarının Zile'de yaşamakta olduğu kanısı yaygındır.

Bayezid-i Bestami ve Mustafa Şevki Paşa'nın türbesi, Hatay'da Kırıkhan-Hassa yolunun Alaybeyli Köyü'nün kuzey tarafında küçük bir tepe üzerinde Darb-ı Sak Kalesi içindedir.

Halk arasında Beyazıbesten (Şeyh Ethem Çelebi Camii) adı ile bilinen ziyaret yeri, Zile merkezinde Ali Kadı Mahallesi'nde olup çevre halkı tarafından baş ve göz ağrıları ile çeşitli dilekler için ziyaret edilen yerlerdendir. Zile'de Şeyh Ethem Çelebi Camii'nde bulunan Muhammed'in hırka-i şerifi, Veysel Karanî'den Bâyezid-î Bistâmî'ye geçmiş, Cumhuriyet'in ilk yıllarında muhafaza edilemeyeceği gerekçesi ve Zilelilerin de yeterince sahip çıkmamaları sebebiyle önce Tokat'a, 17 Eylül 1944 tarihinde ise Ankara Etnografya Müzesi'ne intikal etmiştir.

Kaynaklar

Sıkça sorulan sorular

Bâyezîd-i Bistâmî kimdir?
Vecd ve "sekr" hâliyle anılan erken dönem büyük mutasavvıflarından.
Bâyezîd-i Bistâmî ne zaman yaşadı?
IX. yüzyıl
Bâyezîd-i Bistâmî hangi alanda öne çıktı?
Mutasavvıf